Tırnak Batması Tedavisi ve Tırnak Yatağı Düzeltme Operasyonu

Yetişkin içerik Bu video +18 yaşından büyük ziyaretçilere gösterilebilir. Yetişkin olduğumu onaylıyorum
2,737
 
 
1
0

Ekleyen / 27 Eki 2016 tarihinde yayınlandı

Bu çalışmada nüks tırnak batması olgularında kısmi
tırnak,tırnak yatağı ve matriks eksizyonunun sonuçları değerlendirildi.
Hastalar ve yöntem: Çalışmamızda tırnak batması şikayetiyle tırnak
matriks eksizyonu yapılmadan parsiyel veya total tırnak çekimi yapılıp
nüks eden 33 olgu değerlendirildi.Olguların hepsine kısmi tırnak, tırnak
yatağı ve tırnak matriks eksizyonu uygulandı. Heifetz’in tırnak batması
evrelendirmesine göre 20 hastada evre II, 13 hastada ise evre III tırnak
batması görüldü. Hastaların hepsinde bir veya dört kadar tırnak çekimi
sonrasında nüks gelişmişti.Hastalar ameliyat öncesi ve sonrasına yönelik
ağrı, kozmetik, ayakkabı giyebilme durumlarına göre ve genel
memnuniyet derecelerine göre değerlendirildi. Hastalara ilk
operasyonlarında bu operasyonun yapılmış olmasını isteyip istemedikleri
soruldu.

Tırnak Batması Tedavisi ve Tırnak Yatağı Düzeltme Operasyonu

Bulgular: Hastalar ortalama takip süresi 13 ay (5-30 ay) süreyle takip
edildi. Hiçbir hastada tekrarlama görülmedi, üç hastada girişim sonrası 14.
gündeki kontrollerinde yüzeyel yara yeri enfeksiyonu görüldü. Stür
alımı,debridman, oral antibiyotik tedavisi, günlük pansumanla 7 gün takip
sonrası iyileştikleri görüldü. Hastaların hepsi yapılan tedaviden memnun
kaldıklarını,ilk cerrahi tedavileri yerine bu tedaviyi tercih edeceklerini
bildirdi.
Sonuç: Tırnak batması tedavisinde, kısmı tırnak, tırnak yatağı ve matriks
eksizyonu tekrarlama riski çok düşük olan ve nüks cerrahisinde hasta
memnuniyeti açısından tercih edilebilecek bir yöntemdir.

TIRNAK BATMASI AMELİYATI

Cerrahi teknik
Cerrahi işlem ameliyathane
koşullarında gerçekleştirildi. İşlem
öncesi prilokain ile dijital blok
anestezisi uygulandı ve parmak
turnikesi altında işlem
gerçekleştirildi. Turnikenin girişim
sonunda unutulmaması için üzerine
bir klemp yerleştirildi.Hastaların
hepsine parsiyel tırnak, tırnak
yatağı, tırnak matriksi eksizyonu
uygulandı. Önce tırnak oluğunu
kapatmış olan hipertrofk dokular
tırnak şekline uygun olarak 15
numara bistüri ile eksize edildi.
Takiben tırnak lateralinde batan 1/4-
1/5 lik kısım makas ile kesilerek
çıkarıldı. Sonra yeni bir 15 bistüri ile
tırnak cilt sınırından 5-10 mm
proksimalden başlanıp oblik olarak
germinal matrikse kadar cilt
insizyonu yapıldı.Germinal matriks
ortaya konuldu ve çıkarılan tırnak
plağının seviyesinden germinal
matriks 15 numara bistüri ile geride
kalıntı kalmayacak şekilde eksize
edildi (Resim 2). Yara serumla irrige
edildi. 3.0 prolen iplikle proksimal
kesiye 1 veya 2 adet ölü boşluk
bırakmayacak şekilde matris stür
atıldı.Distalde ise gergin olmayan 1
veya 2 primer stür kapatıldı (Resim
3).
Ameliyat sonrası hastalara
nonsteroid antienflamatuar, oral
antibiyotik verildi (sodyum fusidat
3×500 mg) verildi.İki gün ayak
elevasyonu önerildi,ertesi gün ve üç
gün arayla pansumanları yapıldı.
Girişim sonrası 12–14. günlerde
dikişleri alınarak hastaların günlük
aktivitelerine dönmeleri sağlandı.
Hastalar üç ay arayla kontrole
çağırıldı. Hastalara aynı durumla
tekrar karşılaşmaları halinde aynı
cerrahiyi kabul edip etmeyecekleri
sorularak memnuniyet düzeyleri
değerlendirildi. Hastalara ameliyat
önce ve sonrasına yönelik ağrı,
kozmetik, ayakkabı giyebilme
durumlarına göre ve genel
memnuniyet dereceleri değerlendirildi.

tirnak-batmasi

 

BULGULAR
Hastalar ortalama 13 ay süreyle izlendi. Hiçbir hastada ameliyat esnasında
ve girişim sonrası dönemde nörovasküler komplikasyon, derin doku enfek-
siyonu veya osteomiyelit gibi komplikasyonlar gelişmedi. Üç hastada 14.
günde yapılan kontrol muayenesinde yüzeyel enfeksiyon görüldü.Stür
alımı,Debridman,günlük pansuman ve oral antibiyoterapi uygulanan bu
hastaların 7 gün sonraki kontrollerinde yaralarının kapandığı ve enfeksiyon
belirtilerinin ortadan kaybolduğu izlendi. Diğer hastalar semptomsuz
olarak günlük aktivitelerine geri döndü. Günlük aktivitelere ve işe geri
dönüş ortalama 17 günde (10–21) gerçekleşti. Hastaların hepsi yapılan
müdahaleden memnun kaldıklarını ve ilk seferde bu operasyonun
yapılmasını tercih edeceklerini bildirdi.Yine tüm hastalar önceki
operasyonlarına göre bu operasyonun daha ağır olduğunu bildirdiler.

The Vandenbos procedure is a rational physiologic approach to the problem of onychocryptosis/ingrown toenail (overgrown toe skin) and yields a cosmetically excellent result that will never recur.

For more information regarding this procedure, please visit http://www.ingrowntoenails.ca

The Vandenbos procedure was first described by Vandenbos and Bowers in 1959. They theorized that pressure necrosis of the soft tissues surrounding the nail due to weight bearing is the primary cause of ingrowing toenails.Unlike other procedures, the nail is not touched. The overgrown toe skin is removed with a generous and adequate excision. When healed, the nail fold skin remains low and tight at the side of the nail.

Facebook İle Yorum Yapabilirsiniz
» DAHA FAZLA AÇIKLAMA GÖSTER

Henüz Yorum Bulunmuyor