Kıl Dönmesi Apsesi Nasıl Boşaltılır?


Yükleniyor
Reklamı Geç


4,515
 
 
1
0

Ekleyen / 12 Eki 2016 tarihinde yayınlandı

Kuyruk sokumuna yakın kıllı derinin içe dönmesi sonucu oluşan kıllı ve iltihaplı kesenin bir kesi ile alınmasıdır. Pilonidal sinüs kuyruk sokumunda, cilt altında yuvalanmış kıl yumaklarının sebep olduğu iltihabi bir hastalıktır.

Hastalığın tipleri, klinik görünümleri açısından cerrahi literatürde bir konsensüs yoktur. Hastalar şu altı şekilden biriyle doktora başvururlar. (Bu sınıflandırma bir alıntı değildir. Kişisel klinik gözlemlerim sonucu oluşturduğum bir sınıflandırmadır. Kolay ifade edilir, kolay anlaşılır ve kolay teşhis-tedavi planlaması yapılır olması amaçlanmıştır.)

Tip I Sessiz Noktası Olanlar — Kuyruk sokumunda belli-belirsiz şikayetler yaşanmış geçmiştir. Halen hiç bir yakınma yoktur. Sadece bir veya birkaç adet toplu iğne başı kadar delik vardır. Sadece takip yeterlidir.

Tip II Oturamayanlar — Apseli başlangıç (akut pilonidal kist apsesi). Önceden hiç bir yakınma olmamıştır. Kuyruk sokumunda, son birkaç gün içinde gelişmiş, genellikle anüsten 5-6 santimetre yukarıda, birkaç santim çapında ağrı, şişlik, kızarıklık vardır. Hasta oturmakta güçlük çeker. Antibiyotikler nadiren işe yarar. Ağrı kesicilere rağmen ağrı yatıştırılamaz. Acil ameliyat gerekir.

Tip III Hep Akıntısı Olanlar — Uzun süreli akıntı (kronik pilonidal sinüs). En sık görülen klinik tablodur. Akıntı ön plandadır. Geçirilmiş bir apseli başlangıçtan sonra veya hiç apse belirtisi hissedilmeden başlamış olabilir. Ağrı kızarıklık nadirdir. Hasta sık sık iç çamaşırında iltihabi kirlenme görür. İltihap delijkleri kalçalar arasındaki çukurlukta genellikle anüsten 5-6 santimetre yukarıda başlayıp daha yukarıya doğru yayılma eğilimindedir. Bazen bu deliklerden dışarıya doğru kıl uzandığı görülür. Uzun süredir hastalığı olanlarda orta hattın birkaç santimetre yan tarafında da delikler görülebilir. Bu hastalığın ilerlediğine işarettir. Planlı kalıcı tedavi için ameliyat gerekir.

Tip IV Akıntısı Kesilip Oturamayanlar — Uzun süreli akıntıdan sonraakıntısı durup apse  gelişen(kronik pilonidal sinüs apsesi). Kronik hastalığın seyri sırasında iltihabı dışarı akıtan açıklıkların tıkanması sonucu apseli başlangıçtakine benzer apse gelişir. Acil ameliyat gerekir.

Tip V Ameliyat Olup Yarası Kapanmayanlar — Çoğu zaman hastalıklı alan geniş, çıkartılan doku büyük olduğu halde yama tekniği kullanılmayan hastalardır. Dokular gergin gergin onarıldığı için iyileşmeden ayrılır. Bazan da kesi alt ucu asimetrik teknikle yana kaydırılması gerekirken orta hatta bırakılmış ve yarası bir türlü iyileşmemiş hastalardır. Tekrar müdahale gerekir.

Tip VI Ameliyat Olup Başa Dönenler — Ameliyat sonrası en az 3 ay yakınmasız dönem geçirdikten sonra yeniden apse ve akıntı gelişen hastalardır.

Kıl dönmesinin tedavisi nedir?

Tek geçerli tedavisi ameliyattır. Bazı kaynaklarda ameliyatsız tedavi olarak sözü edilen yöntem; iltihap kanalı ağızlarından kazıma işlemi yapılıp kist içine, kanaldan içeriye (fenol vb) yakıcı-büzücü maddeler  verilmesi işlemidir. Tekrar tekrar uygulanması gerekir. Buna rağmen hastaların yaklaşık yarısında tüm çabalara rağmen hastalık devam eder.

Kıl dönmesi tedavi edilmezse ne olur?

kıl dönmesiKıl dönmesi aslında sadece cilt ve cilt altı dokusunu ilgilendiren, iç organlarla hiçbir ilgisi olmayan, vücudun bütününü etkileme ihtimali olmayan sınırlı basit bir hastalıktır. Ancak yerinin özelliği, oturup kalkmakla ilgili oluşu, anüse yakın kirlenmeye müsait bir bölgede oluşu, o bölgede yara iyileşmesinin zoroluşu hastalığı zahmetli bir hastalık haline getirir.
Tedavi edilmezse tehlikesi yoktur ama hastalık kişisel hijyen yönünden giderek daha zor katlanılır hale gelir. Hastalıklı bölge çevre dokulara doğru yayılarakameliyatta daha geniş bir alanın çıkartılmasını gerektirir hale gelebilir. Uzun süreli akıntı tipinde devam eden kronik hastalığın seyrinde hastalık, apse gelişirse hasta bir yerine iki ameliyat olmak zorunda kalabilir.

Apse

Eğer bir hastada kıl dönmesi, ağrı-şişlik-kızarıklık şeklinde apseli başlangıçla ortaya çıkmışsa acil ameliyat gerekir. İltihaplı alanın üzerinden yapılan kesiyle apse boşaltılır. Bu genellikle bölgesel uyuşturma (lokal anestezi) altında yapılır. Yara açık bırakılır, dikilmez. Günaşırı pansumanlarla bir hafta içinde yara kapanır. Apseli başlangıçla gelen hastaya kalıcı tedavi için yapılan dikişli ameliyatlar uygulanmaz. Yapılsa dahi yara içine irin toplayarak eski haline geri açılır. Apse boşaltılan her üç hastadan birinde hastalık kökten çözülmüş olur. Ama ne yapılırsa yapılsın apse boşaltılan her üç hastadan ikisinde hastalık süreğen (kronik) hale gelir ve ikinci ameliyat gerekir.. Uzun süreli akıntı formunda devam eden kronik hastalıkta kalıcı tedavi içiniltihaplı dokuların tamamen çıkartılması ve bölgenin onarılması şeklinde planlı ameliyatlar uygulanır. Ancak hastalar ameliyat olmayı geciktirirlerse, zamanla akut apse gelişebilir ve başa dönülmüş olur. Özetle akıntılı tipte bir ameliyatla, apseli tipte duruma göre bir veya iki ameliyatla sonuç alınır.

Hangi ameliyat Yöntemi

kıl dönmesi ameliyat medikal akademiSakral bölgeden kıl dolu cilt altı boşluğunun, üzerindeki cilt ile beraber çıkarılmasıdır. İltihap varsa bu bölge açık bırakılacak ve zaman içinde kendi kendine kapanması beklenecektir. Bu durum birkaç ay sürebilir. Eğer iltihabi bir durum yoksa çıkarılan boşluk üzerindeki cilt, direkt olarak ya da birkaç farklı ameliyat tekniğinin kullanılması ile etraf dokudan destek sağlamak suretiyle kapatılacaktır. Ameliyatın hangi teknik ile yapılacağına  Doktorunuz ameliyat esnasında karar verecektir. Duruma göre cilt altı bölgeye biriken sıvıyı dışarı almak için dren yerleştirebilir.

Pilonidal Sinüs Ameliyatının Alternatif Tedavileri Ve Riskleri:
•    Bölgenin kazınması, dondurulması işlemi uygulanabilir.
•    Lazer ışınları veya elektrikli bıçaklar ile yakılması işlemi uygulanabilir.
•    Polifenol gibi değişik kimyasal maddelerin uygulanması yapılabilir.
Bu yöntemlerin tekrarlama ihtimali, cerrahi müdahaleye oranla daha yüksektir.

Çıkartıp- Yama Kaydırmayla Kapatma
Uzun süreli akıntıyla giden kronik pilonidal sinüs vakalarının çoğu için en uygun ameliyat tipi yarayı genişce çıkartıp yamayla onarma şeklindeki ameliyat tipidir. Önce hastalıklı doku tamamen çıkartılır. Orta hatta komşu kalça dokularından cilt ve cilt altını içeren dil biçiminde bir yama dokusu (flep) hazırlanır. Yama yana döndürülüp yara çıkartılmasından arta kalan boşluğa dikilerek ameliyat (eksizyon + flep) tamamlanır. Uzun dönem sonuçları açısından bakıldığında halen en başarılı ameliyat tekniğidir.

Çıkartıp- Açık Bırakma
Hastalıklı bölgenin kesilip çıkartılıp yaranın olduğu gibi açık bırakılması; kısa ve kolay bir işlemdir. Ancak yara iyileşme süresi 6-8 haftayı bulabilir. Hastalığın tekrarlama oranı %5-10’dur. Hasta açısından zahmetli bir tedavi şekli olduğu için zorunlu kalınmadıkça tercih edilmez.

Çıkartıp- Dikme
Hastalıklı bölgenin çıkartılıp yara dudaklarının karşılıklı dikildiği yöntem (eksizyon + primer onarım) az tercih edilen bir ameliyat türüdür. Nadiren, sadece küçük iltihaplarda uygundur. Ameliyat süresi 20 dk. yara iyileşme süresi 10-15 gün, ancak hastalığın tekrarlama oranı %20-30’dur.

Mikrosinüsektomi
Hastalığı çok küçük bir alanda olan hastalarda uygulanan basit ve sınırlı bir ameliyat tipidir. Hastalarının %5-10 gibi oldukça az bir kısmı için uygun olabilir. Sadece hastalığın erken evresinde, kalçalar arası çukurluğun az, kıl yoğunluğunun düşük olduğu hallerde basit bir seçenek olarak düşünülebilir. Sonuçları hakkında henüz yayınlanmış güvenilir tıbbi literatür yoktur. İnternet ortamında “tüm kıl dönmesi hastalarının mikrosinüsektomiyle tedavi edilebileceği” gibi yanlış bir intiba oluşturulmuştur. Hastaların büyük bir çoğunluğu 3-4 cm veya daha geniş bir kronik iltihaplı doku alanı ile başvurmaktadır. Sadece 1-2 cm çapında bir doku parçasının çıkartılmasıyla hastaların çoğunda kalıcı bir tedavi sağlanamayacağını açıktır. Anlamak için akıl ve mantık yeterlidir.

Anestezi
En çok tercih edilen anestezi yöntemi belden iğne (spinal anestezi) yöntemidir. Bu yöntem ameliyattan sonra 2-3 saat daha belden aşağısında hissizlik, ağrısızlık sağladığı için oldukça konforludur. Özel bir zorunluluk olmadıkça tümüyle uyutmaya (genel anesteziye) ihtiyaç yoktur. Hastalık sadece küçük bir alanda ise veya sadece apse drenajı yapılacak ise sadece o bölgeyi uyuşturma (lokal anestezi) yeterli olabilir.
Pilonidal Sinüs Ameliyatı Uygulanmazsa Neler Gelişir? Ameliyat olmadığınız takdirde boşluk büyüyebilir ve bu büyüme sonucunda apseleşme ve apsenin değişik noktalardan cilde açılma durumu olabilir. Bu durumda acil cerrahi girişim gerekebilir. Ayrıca bu şekilde bir gecikme ileride yapılacak ameliyatta daha geniş bir doku çıkarılmasına ve ameliyat komplikasyonlarının oluşma sıklığının artmasına yol açabilir.

Uygulanacak İşlemlerin Riskleri:

kıl dönmesi ameliyatı medikal akademiLokal Anestezi Riskleri:  Uygulanan maddelere bağlı alerjik reaksiyonlar görülebilir ve bu durum hayati tehlike oluşturabilir. Ancak gelişme ihtimali çok düşüktür.

Ameliyatların Genel Riskleri:
Aşağıda anlatılanlar operasyonlardaki genel riskler olup bu kısa süreli ameliyatta gerçekleşme olasılığı düşüktür:
•    Artmış akciğer enfeksiyonu riski. Akciğerin küçük alanlarında sönmeler/çökmeler olabilir. Bu durumda antibiyotik tedavisi ve fizyoterapi (fizik tedavi)gerekebilir.
•    Ağrı ve şişmeyle birlikte, damarlarında pıhtı oluşabilir(derin ven trombozu veya DVT). Çok nadir olarak bu pıhtı bulunduğu yerden koparak akciğerlere gidebilir ve ölümcül olabilir.
•    Kalpte zorlanmaya bağlı kalp krizi veya felç gelişebilir.
•    İşlemden kaynaklanabilen ölüm olabilir.
•    Obez (kilolu) hastalarda artmış yara yeri enfeksiyonu riski, akciğer enfeksiyonu, kalp ve akciğer komplikasyonları, pıhtılaşma meydana gelebilir.
•    Hastane enfeksiyonları: zatüre (pnömoni), beyin zarı iltihabı (menenjit), idrar yolu enfeksiyonları, kana mikrop karışmasına bağlı yaygın vücut enfeksiyonu (sepsis) oluşabilir.
•    Hastada ameliyat sonrasında operasyon nedeniyle anksiyete (gerginlik) ve ruhsal travma oluşabilir.
•    Sigara içen hastalarda yara enfeksiyonu, göğüs (akciğer) enfeksiyonu, kalp- akciğer komplikasyonu ve tromboz (damar içi kan pıhtılaşması) komplikasyonu ihtimali daha fazladır.

Pilonidal Sinüs Ameliyatının Riskleri, Komplikasyonları:
Aşağıda anlatılanlar bu operasyonda görülebilecek Olası riskler, komplikasyonlardır.
•    Ameliyat esnasında veya sonrası kanama olabilir. Buna bağlı olarak hastaya kan ve kan ürünleri verilmesi gerekebilir. Bunların da kendilerine özgü komplikasyon ve ölüm riskleri mevcuttur.
•    Ameliyat yerindeki yüzeysel veya derin yapılarda enfeksiyon (iltihap) meydana gelebilir. Bu enfeksiyonlar akciğerler ve solunum yollarında, idrar yollarında veya yarada gelişebilir. Bunlar bazı durumlarda tekrar ameliyat ya da küçük cerrahi müdahaleler gerektirebilirler. Müdahale ve antibiyotik tedavisine rağmen enfeksiyonun yayılıp ölüme yol açması riski mevcuttur..
•    Ameliyat sırasında kullanılacak koter gibi teknolojik malzemelerin sorunları çıkabilir. Bunlar koter yanığı gibi komplikasyonlara yol açabilir.
•    Ameliyattan sonra ameliyat yöntemine bağlı olarak oturma ve diğer faaliyetlerinizde kısıntı yaşanabilir.
•    Pilonidal Sinüs Cerrahisinin gereklerini tam yapabilmek için ameliyattaki anındaki bulgulara dayanarak daha geniş cerrahi girişim yapılmak zorunda kalabilinir. Daha fazla iz kalabilir.
•    Ameliyat sırasında ameliyat yerine dren konabilir, ameliyattan sonra ameliyat yerinde iltihap veya sarı sıvı birikmesi olabilir, bu şırıngayla veya açılarak boşaltılabilir, yara açılabilir iyileşme her zaman beklenen sürede gelişmeyebilir, tekrar ameliyat gerekebilir.
•    Bazı hastalarda kesi yeri iyileşme dokusu kalın ve kırmızımsı-morumsu olabilir.
•    Ameliyatın yapıldığı bölgede ciltte hasarlar, cilt ölümleri gelişebilir. Bunlar pansuman tedavisi, ilave ameliyatlar ve deri nakli gerektirebilir.
•    Doktorunuz eğer operasyonun zor olacağına karar verirse veya ameliyata devam etmenin sağlığınıza daha fazla zarar vereceğini düşünürse operasyonu yarıda kesip başka hastaneye sevk edebilir.
•    Ameliyat sırasında doktorunuz gerek duyarsa başka branştan veya kendi branşından başka doktorları da çağırarak gereken müdahalenin yapılmasını sağlayabilir. Ameliyat sırasında yandaş hastalıklar mevcut olduğunu görürse bunlara müdahale edebilir. Kararı operasyon esnasında doktorunuz verir.

Flep ameliyatı nasıl yapılır?

Kıl dönmesinde en başarılı ameliyat yöntemi; hastalıklı alanın tamamen çıkartılıp, eksilen doku yerine kalçadan yama kaydırılarak kapatma (eksizyon+flep) yöntemidir. Ameliyat süresi 30 dk. hastanede kalış süresi bir gündür. Önce belden uyuşturucu iğne (spinal anestezi) yapılarak başlanır. Anesteziden sonra hasta yüzükoyun (sustalı çakı pozisyonunda) yatırılarak ameliyat yapılır. Ciltte akıntı yapan deliklerden verilen bir boya maddesiyle cilt altındaki hastalıklı doku işaretlenir. Boyalı sınırlarının birkaç milimetre uzağından geçilerek, hastalıklı doku bütünüyle çıkartılır. Çıkartılan doku genellikle baklava dilimi (eşkenar dörtgen) biçimindedir. Yaraya komşu kalça bölgesinden birkaç santimetrelik dil biçiminde bir doku kaldırılarak yama (flep) dokusu hazırlanır. Yara tabanına içerden dışarıya uzanacak şekilde 3-4 milimetre çapında emici hortum (vakumlu dren) ucu yerleştirilir. Flep dokusu kullanılarak yara kapatılır.  Yara iyileşme süresi 10-15 gün, hastalığın tekrarlama ihtimali %2-3’tür. Tekrarlama ihtimali en düşük yöntemdir.

Ameliyat sonrası

Hasta bilinci açık sadece belden aşağısı uyuşuk şekilde ameliyat edildiği için ameliyat döneminde önemli bir örselenme yaşamaz. Ameliyattan çıktıktan sonra 2-3 saat daha bacaklarını hareket ettiremez. Bu dönemde vücudun alt yarısında hissizlik devam ettiği için ağrı hissetmez. Bir iki saat içinde ağızdan gıda alabilir, 5-6 saat sonra serum ihtiyacı kalmaz.. Yürüyebilir, kendi başına tuvalet ihtiyacını giderebilir. Belden uyuşturmanın etkisi bitmeden ağrı kesiciler başlanır ve 4-6 saatte bir tekrarlanır. Hastaların çoğunda önemli bir ağrı problemi yaşanmaz.. Sadece ameliyat gecesi hastanede kalınması yeterlidir.

Ameliyat sonrası takip ve tavsiyeler

Ameliyattan sonraki sabah hasta emici hortum (vakumlu dren) ile birlikte taburcu edilir. Bundan maksat onarım bölgesinin hem basıya uğrayan bir bölge olması, hem de hareketli bir bölge olması nedeniyle o bölgede birikmesi muhtemel sıvının dışarı alınması, böylece iyileşme gecikmesi ve iltihap riskinin azaltılmasıdır. Hastanın yürümesi, yara üzerine oturması, sırtüstü yatması serbesttir. Ancak ilk bir hafta boyunca yara üzerine uzun süreli ağırlık verilmesi, yarayı aşırı derecede gerecek şekilde davranılması uygun değildir. Tuvalete oturulabilir ve pansumanı kirletmeyecek şekilde temizlik yapılabilir.
İlk 5 gün antibiyotik ve ağrı kesici kullanılması önerilir. Dren taburcu olduktan 2-3 gün sonra çekilir. Bir hafta kadar daha yara pansumanla kapatılır. Bir hafta dolduktan sonra pansuman kaldırılarak banyo yapılabilir. İki hafta dolduktan sonra dikişler alınır ve hasta işine devam edebilir. Nadiren alt uçya yara iyileşmesinde zorluk ve gecikme olabilir.
İlki ameliyattan 15 gün sonra olmak üzere 3 ay boyunca her 15 günde bir tüm kalça ve anüs bölgesindeki kıllar, tüy dökücü kremler kullanılarak temizlenmelidir. Yürüyüş ve hafif eksersizlerin yapılmasında sakınca yoktur. Futbol vb. ağır sporlar 3 ay dolduktan sonra yapılabilir. Yara problemi olmadıkça uzun süreli takip gerekmez.

Pilonidal Sinüs Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

•    Ameliyat sonrası en az 48 saat yüz üstü yatmanız gerekmektedir.
•    Tuvalet ihtiyacınızı mümkün olduğunca oturmadan karşılayın. Eğer büyük tuvaletinizi yaparken yara pansumanınız kirlenirse pansumanın değiştiriniz.
•     Düzenli pansuman gerekebilir. Tam iyileşme bir-iki ayı bulabilir.
•    Taburcu olurken size verilen bilgi formunda pansuman, kontrol günleriniz ve tedaviniz belirtilecektir.
•    Taburculuk esnasında ameliyat sonrası tavsiyelere uyunuz, yara yerinde kızarıklık şişlik akıntı geliştiği zaman ya da beklenmeyen durumlarda doktorunuza başvurunuz.
•    İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde önerdiği zamanda ve önerdiği sürede alınız.

Kıl Dönmesi İyileşme Süreci

Kıl dönmesi hastalığında tedavi süreci ve iyileşmesi hakkında aklınızdaki merak ettiğiniz soruların cevabını bulabileceğiniz makalemizi mutlaka kısa bir zamanınızı ayırarak okumalısınız. Pilonidal sinüs(kıl dönmesi)  hastalığı üretken ve aktif yaş gurubu olan 15-25 yaşlarında en sık görülür bu sebeple ameliyat sonrası iyileşme süresi hasta açısından çok önemlidir.Okula,dersaneye giden yada hayatını kazanmak için çalışan birinin ameliyat sebebiyle 15 gün yatması ciddi kayıplar yaşaması ihtimali tedaviyi ertelemini artırmakta ve hastalığın ilerlemesine sebep olabilmektedir.

Kıl Dönmesi Ameliyatı İyileşmesi

Pilonidal sinüsün (kıl dönmesi)  flap, direk kapama, asimetrik insizyon veya kapalı pansumansız denilen yöntemlerle ameliyat edilmesi halinde hasta 10-15 gün evde yüzüstü yatmak zorunda kalır.Bu süre sonunda da hasta çok rahat değildir bu sebeple genellikle 1.5-2 ay istirahat raporu verilmektedir.Çalşına biri için bu süre çok önemlidir.
Pilonidal sinüste (kıl dönmesi) en sık uygulanan ameliyat yöntemlerden biri olan açık bırakma yöntemindeyse şiddetli ağrı 6-7 gün sürsede yara bakımı 4-5 ay sürdüğü için hastanın sosyal yaşamına olumsuz olarak etkilemektedir. Tüm diğer ameliyat yöntemleriyle kıyaslandığında pilonidal sinüsün (kıl dönmesi) micro sinüsektomi yöntemiyle ameliyatı tartışmasız öne çıkmaktadır çünkü hasta ameliyat bittikten dakikalar sonra kendi arabasını kullanarak işine veya okuluna gidebilmekte refakatçıya yada yardımcıya ihtiyaç duymamaktadır.

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) tedavisinde mikro sinüsectomide bu kadar erken işe dönmenin yanında yara bakımı,pansuman,dikişi aldırma gibi uygulamalar içinde zaman kaybı olmamaktadır.Bu tür ameliyat sonrası bakımlar işgücü kaybına sebep olmak yanında ekonomik yükte oluşturmaktadır.
Kaynak: http://www.iyibircerrah.com, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Güler

» DAHA FAZLA AÇIKLAMA GÖSTER

Henüz Yorum Bulunmuyor