+18 İnsan Kısırlaştırma Ameliyatı (ERKEK KASTRASYON AMELİYATI)


Yükleniyor
Reklamı Geç


3,735
 
 
1
0

Ekleyen / 18 Ara 2016 tarihinde yayınlandı

Her iki yumurtalık veya testisıerin çıkarı­larak testosteron ve östrogen adlı hor­monların salgısını durdurma işlemine ha­dımlaştırma veya kastrasyon adı verilir.

Eskiden beri bilinen ve uygulanan bir ope­rasyondur. Kölelik devirlerinde, köle kul­lanan ülkeler, melez çocukların meydana gelip kendi ırklarını bozmasını önlemek amacıyla kastrasyona başvururlar ve bu kişileri kısırlaştırırlardı.

Ayrıca, dm adam­ları da yine bu yöntem ile seks güçlerini ortadan kaldırırlardı. Tarihin çeşitli zaman­larında, bilhassa ortadoğu ülkelerinde kastrasyon uygulanarak, padişahın hare­mine bakan oğlanların cariyelerle ilişkisi engellenirdi. Yine, kiliselerde koroda şarkı söyleyen erkek çocukların seslerinin bo­zulmaması için kastrasyon yapılmakta ve seslerinde bir değişikliğin meydana gel­mediği görülmekteydi.

Kastrasyon, genellikle her yaşta yapılabi­lir. Ancak puberteden evvel yapıldığında daha etkili olduğu bilinmektedir. Testisler, puberteden sonra çıkarılırsa, vücut geli­şimini tamamladığı için sekonder seks ka­rakterlerinde bir değişiklik olmaz.

Hasta­lık, kaza gibi nedenlerle puberteden evvel alınırsa, seksüel ve cinsel karakterler ge­lişemez.

Puberteden evvel kastrasyon uygulanmış erkek, genellikle uzun boylu, kadınsı gö­rünümde, korkak, kibar ve sakin karakter­dedir.

Bunlara hadım denir.

Sesi kadınımsıdır.

Yüz, pubis ve koltuk altı kılları yok­tur.

Vücutta yağ dağılımı da normal olma­dığı için, kalçaları geniştir.

Eğer ameliyat 16 yaşından sonra uygulanmışsa, sekon­der seks karakterlerinden bazıları değiş­mez.

Bazı hastalıklarda, örneğin prostat ve tes-tis kanserlerinde, kastrasyon ameliyatı ka­çınılmazdır.

Ancak ileri yaşlarda yapılan bu işlem, seksüel kapasitede bir etki yap­maz. Yani kişinin sekonder seks karakte­rini fazla etkilemez. Fonksiyonel karakter­lerde eksikliğe yol açabilir.

Kastrasyon ile kısırlaştırma, farklı istem­lerdir.

Kastrasyonda cinsel birleşme ye­teneği ortadan kalkar.

Ancak kısırlaştır­mada sadece çocuk yapabilme yeteneği ortadan kaldırılmıştır, kısırlaştırman kimse cinsel temasta bulunabilir. Hayvanlara da kastrasyon uygulanır.

Bu­radaki amaç, bilhassa evcil hayvanların uysal kalmasını sağlamaktır. Kadınlarda uygulanan kastrasyon işlemi ise, yumurtalıkların cerrahî olarak çıkarıl­ması şeklindedir. Kısırlaştırma ise, tüple­rin bağlanması ile yapılır.

 

NEDİR?
Vazektomi erkeklerin kullanabileceği, basit, güvenli, geri dönüşü olmayan bir aile

Erkekte Kısırlaştırma ya da Sperma Kanallarının Bağlanması planlaması yöntemidir.
Döllenmeye yapan erkek tohum hücrelerinin geçtiği kanalların bağlanıp kesilmesidir.
Cinsel ilişkiyi etkilemez.

NE DEĞİLDİR?
Vazektomi hadım etmek değildir.

Kanallar bağlandıktan sonra erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının (penisin) sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik olmaz.

NASIL YAPILIR?
Vazektomi hayaların üzerindeki deri uyuşturularak yapılan basit bir cerrahi işlemdir. Deriden açılan küçük bir delikten girilerek erkek tohum hücrelerini taşıyan kanallar bağlanır ve kesilir. İşlem 10-15 dakika sürer. Deride hiç iz kalmaz. İşlem yapıldıktan sonra hemen eve veya iş yerine dönülebilir.

NASIL ETKİLİ OLUR?
Vazektomi işlerinde kanallar bağlanıp kesildiği için hayalarda (testislerde) oluşan erkek tohum hücreleri (spermler) cinsel ilişkide boşalan sıvıya (meniye) geçemez ve kadının yumurtasını dölleyemez.

NE ZAMAN KORUMAYA BAŞLAR?
Vazektomi işleminden sonraki ilk 20 boşalmada meni içinde hala erkek tohum hücresi olacağı için bu sürede başka bir aile planlaması yöntemiyle (kılıf gibi) korunmak gerekir. Yirmi boşalmadan sonra mümkünse vazektomi uygulayan klinikte erkek tohum hücresi sayımı yaptırmak gerekir. Sayımda erkek tohum hücresi görünmüyorsa artık başka bir ek yöntemle korunmaya gerek yoktur.

KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Kesinlikle daha fazla çocuk istemeyenler
Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler

KARAR NASIL VERİLMELİDİR?
Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemi olduğundan ileri pişmanlık duyulmaması için işlemden önce danışmanlık hizmeti mutlaka alınmalı, bilinçli olarak karar verilmeli ve rıza formu her iki eş tarafından imzalanmalıdır.

Erkekte kısırlaşma kendiliğinden olabileceği gibi, erbezlerinden sidik yoluna kadar spermatozoyitlerin geçiş yolu olan sperma kanalının tıkanmasıyla sonuçlanan bir hastalığa (verem, belsoğukluğu, cerrahi girişim sonucu ortaya çıkan biçim bozukluğu) bağlı olarak da gelişebilir. Sperma kanalı içine spermatozoyitlerin geçişini ortadan kaldırmayı amaçlayan sperma kanallarının bağlanması (vazektomi), cerrahi bir kısırlaştırma yöntemidir. Girişim biçimi Ancak bazı ülkelerde uygulanan (bazılarında yasaktır) ameliyat, çok kısa (yaklaşık 10 dakika) ve çok kolaydır. Yerel uyuşturum altında uygulanabilirse de, genel uyuşturum yeğ tutulur.

Erbezleri ile sperma kesecikleri ve sidik yolu arasında yeralan her 2 kanalın kesilerek bağlanmasına dayanır. Böylece spermatozoyitlerin geçişi ortadan kaldırılır. Ameliyat aslında son derece kolaydır ve yerel uyuşturum altında uygulanırsa hastanede kalmayı gerektirmez. Hiç bir zaman ciddi ihtilatlar görülmez. Spermatozoyit yapımı (spermatogenez) bozulmamıştır ve spermatozoyitler erbezleri tarafından emilir. Ruhsal yönden dengeli erkeklerde, hormon yapımı, sertleşme, sperma atımı ve cinsel tatmin, girişimden hiç etkilenmez. Ayrıca girişim cinsel yönden erken yaşlanmaya yol açmaz ve cinsel isteği etkilemez. Ameliyattan sonra, erkeğin üreme yollarında birikmiş olabilecek spermatozoyitlerin bütünüyle giderilmesi için 2 ay kadar bir süre gerekir. Erkeğin kesinlikle kısırlaştığına karar verebilmek için, en az 2 sperma incelemesinin negatif çıkması gereklidir. Girişimin bırakabileceği izler Sperma kanallarının bağlanması, ciddi ihtilatları olmayan bir girişimdir; ama, gene de bazı sakıncaları vardır. Karın içine bakma yöntemiyle kısırlaştırmanın çeşitli dönemleri. Dölyatağı boruları, boru kanalını tıkayan bir elektrikli koterle yakılır.

Yapısal izler Kısmi ve oldukça uzun süre sonunda ortaya çıkan bir ihtilat olmakla birlikte, erbezi üstünün ve erbezinin körelme tehlikesi vardır. Körelme, kanda erbezi hormonu düzeyinde düşüşe neden olur; bu da bazen, kişinin dengesini bozabilir.

Ruhsal izler Ruhsal izler önemlidir. Her erkek kısırlaştırılamaz. Kısırlaştırmak istenen erkekler dikkatle seçilmeli, ruhsal yönden cinsellik dereceleri ve olanak varsa cinsel dengeleri iyice değerlendirilmelidir; ayrıca, kadınlara karşı tutumları araştırılmalıdır. Girişimden önce erkek mutlaka, ruhsal yönden hazırlanmalıdır.

Hastanın bilinçaltı, sperma kanallarının bağlanması işlemini beden bütünlüğüne yönelik bir saldırı olarak algılayabilir; bu, ciddi olabilecek tepkilere yolaçar. Kısırlaştırma işlemi, erkek için ruh bilimcilerce narsisist (kendine aşık) diye nitelenen bir yara olabilir; çünkü erkek, yaşlılığına kadar verimli olduğuna kendini inandırmıştır; bazı erkeklerce de sperma kanallarının bağlanması işlemi, hadımlaştırmayla karıştırılabilir.

O halde, çifti ruhsal yönden bu olaya hazırlamak, karıkocayla konuşarak erkeği kısırlaştırma ameliyatını istemeye, kadını da bunu kabul etmeye iten gerçek nedenleri öğrenmeye çalışmak çok önemlidir. Ayrıca, bu girişimin yapısal ve ruhsal sonuçları önceden iyice tanımlanmalıdır. Öte yandan, kadın ruhsal durumu açısından, erkeği kısırlaştırma ve kadını kısırlaştırma işlemlerinin sonuçları karşılaştırıldığında, her 2 durumda da, kadınların yaklaşık üçte birinin cinsel yaşamının daha iyileştiğini kabul etmek gerekir.

Güvenilirlik Erkeği kısırlaştırma işleminin güvenilirliği, kadını kısırlaştırma işlemininkinden çok az aşağıdır Bunun nedeni, çiftin girişimden az sonra ve kısırlaştırma işleminin etkinliği denetlenmeden, cinsel ilişkide bulunmaları olayıyla açıklanabilir. (Daha önce de görüldüğü gibi, erkek yaklaşık 3 ay süreyle üreme yollarında dölleyici öğeleri taşır.) Kötü ve eksik yapılan bir ameliyattan sonra, sperma kanallarının yeniden açılması olasılığı da vardır. Ayrıca, ikinci bir erkeğin araya karışmış olabileceğini de unutmamak gerekir. Gerek kadında dölyatağı borularının bağlanması, gerekse erkekte sperma kanallarının bağlanması, hiç bir zaman cinsel ilişki olanağını ortadan kaldırmaz.

Geriye dönüş olasılığı Sperma kanallarının bağlanması, sonucu kesin olan bir ameliyattır ve cerrah, girişimden önce bu noktayı hastasına iyice belirtmelidir.

Bununla birlikte, sperma kanallarının bağlanmasıyla gerçekleştirilen tıkanıklığın cerrahi yoldan onarımı denenebilir ve bu onarım yüzde 50 oranında başarıyla sonuçlanır. Sperma kanallarını bağlatmak isteyenler arttıkça, sonradan bu karardan geriye dönmek isteyenler de artacaktır; bu yüzden, bir geriye dönüş tekniğinin çok kısa zamanda hazırlanacağı düşünülebilir. Bazı ülkelerde, sperma kanallarının bağlanması yerine, çocuk istendiğinde kaldırılabilecek mikroskobik bir kıskacın (hattâ bir musluk sisteminin) sürekli kalacak biçimde erbezi kanalı üstüne konması denenmiştir. Bu girişimin uzun dönemdeki sonuçları henüz belli değildir. Ameliyat için gerekli koşullar Ruhsal ve yapısal sakıncaları gözönüne alınırsa, erkeklerin kısırlaştırılması işleminin uygulanması sınırlı kalır. Nüfus durumları nedeniyle bazı ülkelerde, fazla ayrım yapılmaksızın ve geniş oranda uygulanmışsa da, sperma kanallarının bağlanması ancak, ciddi nedenlerden ötürü kadının gebelikten korunamadığı çiftlen kapsamalıdır. Ayrıca, girişimden önce, bazı koşullar araştırılmalıdır.

Erkekle, sonra kadınla, daha sonra da ikisiyle birlikte yapılacak görüşmeler, bu ameliyatın uygulanmamasını gerektiren koşullar ortaya çıkarabilir. Gerçekten, çiftin ruhsal, toplumsal ve duygusal dengesi temel öğedir.

Ayrıca, erkeğin ve kadının kafa gelişimi normal olmalı, çiftin en az 1, daha da iyisi 2 çocuğu (en iyisi biri erkek, biri kız) olmalı ve eşler çok genç olmamalıdır. Ayrıca, öteki gebelikten korunma yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgi, karı kocaya önceden verilmiş olmalıdır.

Sonuç Erkeği kısırlaştırma ya da sperma kanallarının bağlanması doğum kontrolunda, kadının dölyatağı borularının bağlanmasıyla aynı türde bir cerrahi yöntemdir; ama ruhsal yönden erkeği yaralama tehlikesi vardır. O halde, bu girişim ancak, ruhsal sonuçlarının sorumluluğunu üstlenebilecek bir karı kocaya uygulanmalıdır.

Erkekte Ameliyatla Kısırlaştırma (vazektomi)

Ameliyatla erkegin kisirlaştirilmasi en etkili dogum kontrol yöntemlerindendir.

Testislerde üretilen sperm hücreleri döl yolundan meni kesesine giderler.

Eger bu döl yolu baglanirsa artik üretilen spermler daha ileri gidemeyecektir. Dolayisiyla meni boşalacak ancak içerisinde sperm olmayacaktir.

Vazektomi ile testislerin ameliyatla çikartilmasi demek olan igdiş edilme kariştirilmamalidir. Vazektomide sadece döl yolu kapatilmaktadir. Hastanede yatmadan yapilan basit bir ameliyattir.

Ameliyat sonrasi cinsel güç ve tatminde herhangi bir degişiklik oluşmaz, meninin miktari degişmez.

Ilerde çocuk sahibi olmak isteyenler için uygun degildir. Çünkü dönüşü olmayan bir yöntemdir.

Ameliyat olduktan sonra döl yolunda kalmiş spermler nedeniyle 2 ay süreyle dölleme riski devam eder. Bu nedenle vazektomi yapilanlar bu sürede başka bir yöntemle (prezervatif vb.) korunmalidirlar.

Facebook İle Yorum Yapabilirsiniz
» Daha fazla göster

Henüz Yorum Bulunmuyor